Bilgi Al

XVCX

İLETİŞİM FORMU

XVCX

  • Telefon:0536 576 66 66
  • Mail: bilgi@dratacan.com
  • Instagram: Dr. Ata Can
  • Adres: Dikilitaş Mahallesi, Hakkı Yeten Caddesi, No: 10/D Giriş Kat Oda:010 Beşiktaş/İstanbul
  • Adres Tarifi: Selenyum Twins konutları altı, Real AVM yanı.
    Geniş otoparkı mevcut olup hasta direkt klinik önünde indirilebilir.

İletişim Formu

    Karpal Tünel Sendromu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Modern Çağın El Hastalığına Yakından Bakış

    Sabah uyandığınızda ellerinizde sanki bütün gece üzerine yatmışsınız gibi bir uyuşukluk hissediyor musunuz? Ya da gün içerisinde elinizdeki telefonun, kahve fincanının aniden kayıp gittiğine şahit oldunuz mu? Eğer cevabınız evet ise yalnız değilsiniz. Modern çağın getirdiği teknolojik alışkanlıklar ve çalışma koşullarıyla birlikte görülme sıklığı her geçen gün artan, yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren bir rahatsızlıkla karşı karşıya olabilirsiniz: Karpal Tünel Sendromu. Genellikle “el sinir sıkışması” olarak bilinen bu durum, basit bir yorgunluk belirtisi gibi algılansa da tedavi edilmediğinde kalıcı hasarlara yol açabilen ciddi bir ortopedik sorundur. Bu yazımızda, ellerimizin sessiz çığlığı olan Karpal Tünel Sendromu’nu, nedenlerini, belirtilerini ve tedavi yollarını detaylıca ele alacağız.

    Karpal Tünel Sendromu Tam Olarak Nedir?

    İnsan anatomisi, muazzam bir mühendislik harikasıdır. Ellerimiz, bu mühendisliğin en karmaşık ve hassas bölgelerinden biridir. Bileğimizin iç kısmında, kemikler ve bağ dokuları tarafından oluşturulan dar bir geçit bulunur. İşte bu geçide “Karpal Tünel” adı verilir. Bu tünelin içerisinden parmaklarımızı hareket ettirmemizi sağlayan tendonlar ve elimizin his duyusunu beyne ileten, aynı zamanda bazı kasları çalıştıran “Median Sinir” geçer.

    Median sinir, başparmak, işaret parmağı, orta parmak ve yüzük parmağının yarısının duyusunu sağlar. Karpal Tünel Sendromu, bu tünelin herhangi bir nedenle daralması veya içindeki dokuların şişerek hacim kazanması sonucunda, tünelin en hassas yapısı olan median sinirin baskı altında kalması durumudur. Tıpkı üzerine basılan bir bahçe hortumundan suyun geçememesi gibi, sıkışan sinir de elektriksel sinyalleri iletemez hale gelir. Sonuç, elde hissizlik, ağrı ve güç kaybıdır.

    Neden Oluşur? Risk Faktörleri Nelerdir?

    Bu sendromun oluşumunda tek bir suçlu aramak genellikle zordur. Çoğu zaman birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. En yaygın neden, el bileğinin tekrarlayan hareketlere maruz kalmasıdır. Bilgisayar başında sürekli klavye ve mouse kullanan ofis çalışanları, gün boyu enstrüman çalan müzisyenler, titreşimli el aletleri kullanan işçiler, örgü örenler veya ağır yük kaldıranlar risk grubundadır. Bileğin sürekli bükülü pozisyonda kalması veya sürekli aynı hareketi tekrar etmesi, tünel içindeki tendonların ödem yapmasına ve siniri sıkıştırmasına neden olur.

    Ancak sadece mekanik nedenler değil, biyolojik faktörler de etkilidir. Kadınlarda karpal tünel anatomik olarak erkeklere göre daha dardır, bu nedenle kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır. Ayrıca hamilelik döneminde vücutta tutulan ödem, tünel içindeki basıncı artırarak geçici karpal tünel sendromuna yol açabilir. Diyabet (şeker hastalığı), tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi), romatoid artrit gibi sistemik hastalıklar ve obezite de sinir sıkışmasını tetikleyen önemli faktörlerdir.

    Vücudun Verdiği Sinyaller: Belirtiler Nelerdir?

    Karpal Tünel Sendromu sinsi bir hastalıktır; belirtiler genellikle yavaş yavaş başlar ve zamanla şiddetlenir. Hastalığı erken evrede yakalamak, tedavinin başarısı için hayati önem taşır.

    Uyuşma ve Karıncalanma: En tipik belirti, özellikle başparmak, işaret parmağı ve orta parmakta hissedilen uyuşma ve karıncalanmadır. Bu hissi “elektrik çarpması” veya “iğne batması” olarak tarif eden hastalar çoğunluktadır. Önemli bir detay şudur ki; serçe parmak genellikle bu uyuşmadan etkilenmez çünkü serçe parmağın duyusunu başka bir sinir (ulnar sinir) sağlar. Eğer serçe parmağınızda da uyuşma varsa sorun başka bir bölgede olabilir.

    Gece Ağrıları: Hastaların çoğu, gece uykudan uyandıran el ağrılarından şikayet eder. Bunun nedeni, çoğumuzun uyurken farkında olmadan bileklerimizi bükmemizdir. Bükülen bilek, zaten daralmış olan tüneldeki basıncı daha da artırır. Hastalar genellikle ellerini sallayarak veya ovarak rahatlatmaya çalışırlar.

    Güç Kaybı ve Sakarlık: Sinirdeki sıkışma ilerledikçe, sadece duyu kaybı değil, motor fonksiyon kaybı da başlar. Elinizdeki objeleri tutmakta zorlanabilir, düğme iliklemek veya kavanoz kapağı açmak gibi ince motor beceri gerektiren işlerde başarısız olabilirsiniz. Elinizdeki eşyaların aniden düşmesi, sakarlıktan değil, başparmak kaslarının zayıflamasından kaynaklanır.

    Kola Yayılan Ağrı: Sıkışma sadece el bileğinde olsa da, ağrı bazen ön kola, dirseğe ve hatta omuza kadar yayılabilir. Bu durum bazen boyun fıtığı ile karıştırılmasına neden olabilir.

    karpal tunel

    Tanı Nasıl Konulur?

    İnternetten okuduğunuz belirtiler size uyuyor olsa da kesin tanı için mutlaka bir uzmana başvurmanız gerekir. Doktorunuz öncelikle detaylı bir fizik muayene yapacaktır. Phalen testi (bilekleri bükerek bekletme) ve Tinel testi (sinir üzerine hafifçe vurma) gibi provokatif testlerle sinirin tepkisi ölçülür. Ancak altın standart tanı yöntemi EMG’dir (Elektromiyografi). EMG testi ile sinirlerin elektrik iletim hızı ölçülür; sinirin nerede, ne kadar sıkıştığı ve hasarın boyutu net bir şekilde ortaya konur.

    Tedavi Yöntemleri: Ne Zaman Ameliyat?

    Karpal Tünel Sendromu tanısı konulduğunda, tedavi planı hastalığın evresine göre belirlenir. Hafif ve orta düzeydeki sıkışmalarda genellikle cerrahi dışı yöntemler (konservatif tedavi) denenir.

    İstirahat ve Atel Kullanımı: Bileği nötr pozisyonda tutan, bükülmesini engelleyen özel bilek atelleri, özellikle gece yatarken kullanıldığında sinir üzerindeki baskıyı ciddi oranda azaltır.

    İlaç Tedavisi ve Enjeksiyonlar: Ödemi azaltmak için anti-inflamatuar ilaçlar veya tünel içine yapılan steroid enjeksiyonları geçici veya kalıcı rahatlama sağlayabilir.

    Fizik Tedavi ve Egzersiz: Sinir kaydırma egzersizleri ve fizik tedavi modaliteleri erken evrede faydalı olabilir.

    Ancak, konservatif tedavilere yanıt vermeyen, kas erimesi başlamış veya EMG’de ağır derecede hasar tespit edilmiş hastalarda cerrahi müdahale kaçınılmazdır ve geciktirilmemelidir. Çünkü sinir üzerindeki baskı çok uzun sürerse, sinir hücresi ölür ve ameliyat yapılsa bile geri dönüşü olmayan duyu/güç kayıpları kalabilir.

    Doç. Dr. Ata Can ve El Cerrahisindeki Uzman Yaklaşımı

    Karpal Tünel Sendromu tedavisinde ve özellikle cerrahi aşamasında, elin hassas anatomisine hakim, deneyimli bir Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı ile çalışmak sürecin seyri açısından büyük önem taşır. El cerrahisi ve mikrocerrahi alanındaki akademik birikimi ve klinik tecrübesiyle tanınan Doç. Dr. Ata Can, bu rahatsızlığın tanı ve tedavisinde hastalarına güvenilir çözümler sunmaktadır.

    Doç. Dr. Ata Can, hastalarını değerlendirirken sadece EMG sonucuna değil, hastanın şikayetlerine ve yaşam tarzına bir bütün olarak odaklanmaktadır. Cerrahi gerektiren durumlarda, “Karpal Tünel Gevşetme” ameliyatını modern tekniklerle gerçekleştirmektedir. Bu operasyonun temel amacı, karpal tünelin çatısını oluşturan bağı keserek tüneli genişletmek ve siniri özgürlüğüne kavuşturmaktır.

    Doç. Dr. Ata Can tarafından gerçekleştirilen bu operasyonlar, genellikle lokal anestezi altında, hastanın hastanede yatmasına gerek kalmadan, günübirlik cerrahi prosedürler olarak uygulanabilmektedir. Küçük bir kesi ile yapılan bu işlem sonrası hastalar, aynı gün evlerine dönebilmekte ve kısa sürede ellerini kullanmaya başlayabilmektedir. Özellikle endoskopik (kapalı) veya mini-açık teknikler kullanılarak yapılan müdahalelerde, ameliyat izi minimal olmakta ve iyileşme süreci oldukça hızlanmaktadır.

    Doç. Dr. Ata Can’ın yaklaşımında, ameliyat sadece bir mekanik düzeltme değil, hastanın ağrısız bir yaşama geri dönüş biletidir. Ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecini de yakından takip eden Doç. Dr. Ata Can, hastalarının el fonksiyonlarını tam kapasiteyle geri kazanmasını hedeflemektedir.

    Korunmak İçin Neler Yapılabilir?

    Hastalığa yakalanmadan önlem almak her zaman en iyi tedavidir. Eğer risk grubundaysanız şu basit önlemleri hayatınıza entegre edebilirsiniz:

    Ergonomi: Klavye ve mouse kullanırken bileğinizin bükülmemesine, düz bir hatta durmasına özen gösterin. Bilek destekli mouse pad’ler kullanın.

    Molalar: Saat başı kısa molalar verin, ellerinizi sallayarak kan dolaşımını artırın ve basit germe egzersizleri yapın.

    Kavrama Şekli: Eşyaları çok sıkı kavramaktan kaçının, el aletlerini kullanırken tüm elinizi kullanmaya çalışın.

    Ellerimiz, dünyayla etkileşim kurduğumuz en önemli araçlarımızdır. Parmak uçlarınızdaki o küçük karıncalanma, vücudunuzun size gönderdiği bir yardım çağrısı olabilir. Bu çağrıyı görmezden gelmek, sorunun büyümesine ve kalıcı hasarlara yol açmasına neden olabilir. Erken teşhis ve doğru tedavi ile Karpal Tünel Sendromu, yaşam kalitenizi düşüren bir kabus olmaktan çıkabilir.

    Eğer siz de ellerinizde uyuşma, gece ağrıları veya güç kaybı yaşıyorsanız, Doç. Dr. Ata Can gibi alanında uzman bir hekime başvurarak ellerinizin sağlığını güvence altına alabilirsiniz. Unutmayın, ağrısız bir yaşam ve hünerli eller bir lüks değil, haktır. Sağlığınızı ertelemeyin.

    Scroll to Top