Bilgi Al

XVCX

İLETİŞİM FORMU

XVCX

  • Telefon:0536 576 66 66
  • Mail: bilgi@dratacan.com
  • Instagram: Dr. Ata Can
  • Adres: Dikilitaş Mahallesi, Hakkı Yeten Caddesi, No: 10/D Giriş Kat Oda:010 Beşiktaş/İstanbul
  • Adres Tarifi: Selenyum Twins konutları altı, Real AVM yanı.
    Geniş otoparkı mevcut olup hasta direkt klinik önünde indirilebilir.

İletişim Formu

    Kırık ve Çıkıklarda İlk Müdahale Nasıl Olmalı? Hayat Kurtaran İpuçları ve Uzman Önerileri

    Günlük hayatın koşuşturmacası içinde, evde, sporda, trafikte veya en basitinden yolda yürürken başımıza gelebilecek talihsiz kazalar ne yazık ki kaçınılmaz olabiliyor. İskelet sistemimiz vücudumuzun çatısını oluşturur ve bu çatıda meydana gelen hasarlar, yani kırıklar ve çıkıklar, hem şiddetli ağrıya sebep olur hem de doğru müdahale edilmezse kalıcı hasarlara yol açabilir. Ortopedik yaralanmalar söz konusu olduğunda, olay yerinde yapılan ilk yardım ile hastanede yapılacak profesyonel tedavi bir zincirin halkaları gibidir. İlk halkanın sağlam olması, iyileşme sürecinin kalitesini doğrudan etkiler. Bu kapsamlı rehberde, kırık ve çıkık durumlarında paniğe kapılmadan neler yapmanız gerektiğini, hangi yanlışlardan kaçınmanız gerektiğini ve tedavi sürecinin nasıl işlediğini detaylarıyla ele alacağız.

    Kırık ve Çıkık Arasındaki Farkı Anlamak

    İlk yardıma başlamadan önce, karşı karşıya olduğumuz durumun ne olduğunu anlamaya çalışmak önemlidir. Ancak hemen belirtelim ki, röntgen çekilmeden bir yaralanmanın sadece ezilme mi, çatlak mı, tam kırık mı yoksa çıkık mı olduğunu kesin olarak söylemek çoğu zaman imkansızdır. Bu nedenle, şüpheli her durumda sanki en kötüsü (kırık) olmuş gibi davranmak en güvenli yoldur.

    Kırık, kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Bu bozulma kemiğin sadece çatlaması şeklinde olabileceği gibi, kemiğin parçalanması veya deriyi delip dışarı çıkması (açık kırık) şeklinde de olabilir. Çıkık ise, eklemi oluşturan kemik uçlarının normal konumlarından ayrılmasıdır. Omuz, dirsek, parmak ve kalça gibi hareketli eklemlerde sık görülür. Her iki durumda da çevre dokular, damarlar ve sinirler zarar görme riski altındadır. Bu yüzden “hareket ettirmemek” temel prensiptir.

    Olay Anında Görülen Belirtiler

    Bir kişinin kolunu veya bacağını çarptıktan sonra “Acaba kırık mı?” diye düşünmesi doğaldır. Aşağıdaki belirtilerden biri veya birkaçı varsa, durumu ciddiye almalısınız:

    Şiddetli ve artan ağrı: Özellikle hareket ettirmeye çalışıldığında veya dokunulduğunda ağrı dayanılmaz hale geliyorsa.

    Şekil bozukluğu (Deformite): Uzuvda anormal bir kıvrılma, kısalma veya eklem yerinde çukurlaşma/şişkinlik görülüyorsa.

    Şişlik ve Morarma: Doku içi kanama nedeniyle bölge hızla şişer ve zamanla renk değiştirir.

    Hareket Kısıtlılığı veya Kaybı: Yaralı kişi uzvunu kullanamıyor, üzerine basamıyor veya parmaklarını oynatamıyorsa.

    Ses Gelmesi: Kaza anında “çıt” sesi duyulması veya kemik uçlarının birbirine sürtünme hissi (krepitasyon).

    İlk Müdahalede Altın Kurallar: Ne Yapmalı?

    Kırık ve çıkıklarda ilk yardımın temel amacı; daha fazla hasarı önlemek, ağrıyı azaltmak ve şok riskini en aza indirmektir. İşte adım adım yapılması gerekenler:

    Sakin Olun ve Güvenliği Sağlayın: Yaralının ve kendinizin güvenli bir ortamda olduğundan emin olun. Trafik kazası gibi durumlarda önce çevre güvenliği alınmalıdır. Yaralıyı gereksiz yere hareket ettirmekten kaçının. Özellikle omurga, boyun veya kalça kırığı şüphesi varsa, hastayı yerinden kımıldatmak felç riskini doğurabilir.

    Kanama Kontrolü: Eğer açık bir kırık varsa, yani kemik deriyi delmişse veya yarada kanama varsa, öncelikle temiz bir bezle yaraya hafifçe baskı yaparak kanamayı durdurmaya çalışın. Ancak bunu yaparken dışarı çıkan kemik parçasına bastırmamaya veya onu içeri itmeye çalışmamaya özen gösterin.

    Sabitleme (Atelleme): İlk yardımın en kritik aşamasıdır. Yaralı bölgenin hareket etmesini engellemek gerekir. Bunun için profesyonel atellere ihtiyacınız yok; sert mukavva, tahta parçası, rulo yapılmış gazete veya dergi gibi malzemeler kullanabilirsiniz. Sabitleme yaparken kural şudur: Kırık olduğu düşünülen kemiğin altındaki ve üstündeki eklemleri de içine alacak şekilde sabitleme yapılmalıdır. Örneğin, ön kol kırığında hem el bileği hem de dirsek hareketsiz hale getirilmelidir. Sargı yaparken kan dolaşımını engelleyecek kadar sıkı sarmamaya dikkat edin. Parmak uçlarını açıkta bırakarak renk değişimi (morarma) olup olmadığını kontrol edin.

    Soğuk Uygulama: Şişliği ve ağrıyı azaltmak için buz uygulaması yapılabilir. Ancak buzu asla doğrudan ten üzerine koymayın. Buzu bir havluya veya beze sararak, 15-20 dakika aralıklarla bölgeye uygulayın.

    Kalp Seviyesinden Yukarıda Tutma (Elevasyon): Eğer mümkünse ve hareket ettirmek çok büyük acı vermiyorsa, yaralı uzvu kalp seviyesinden yukarıda tutmak ödem oluşumunu yavaşlatır ve kanamayı azaltır.

    112’yi Arayın veya En Yakın Sağlık Kuruluşuna Gidin: Durum ciddiyse, açık kırık varsa, boyun veya sırt yaralanması şüphesi bulunuyorsa mutlaka ambulans çağırın. Basit kol veya bacak kırıklarında ise, sabitleme yapıldıktan sonra hasta dikkatlice araca bindirilerek hastaneye götürülebilir.

    Kırık ve Çıkık

    Kesinlikle Yapılmaması Gereken Hatalar

    Halk arasında doğru bilinen yanlışlar, bazen kırıktan daha fazla zarar verebilir. İşte asla yapmamanız gerekenler:

    Yerine Oturtmaya Çalışmayın: En büyük ve en tehlikeli hata budur. Çıkmış bir omzu veya eğilmiş bir bileği “çekip yerine oturtmak” sadece filmlerde olur veya uzman doktorların işidir. Bilinçsizce yapılan çekme işlemleri, kemik uçlarının damarları ve sinirleri kesmesine, kalıcı sakatlıklara yol açabilir.

    Masaj Yapmayın: Şişliği indirmek veya ağrıyı almak için bölgeyi ovuşturmak, masaj yapmak veya sıcak su dökmek yanlıştır. Bu işlemler kanamayı ve ödemi artırır.

    Yiyecek ve İçecek Vermeyin: Yaralı kişi şokta olabilir veya hastaneye gittiğinde acil ameliyata alınması gerekebilir. Anestezi ihtimaline karşı mide boş olmalıdır.

    Profesyonel Tedavi Süreci ve Uzman Desteği

    İlk yardım başarıyla yapıldıktan sonra sıra profesyonel tedaviye gelir. Hastaneye ulaşıldığında, Ortopedi ve Travmatoloji uzmanları devreye girer. Röntgen, Bilgisayarlı Tomografi (BT) veya MR gibi görüntüleme yöntemleriyle hasarın boyutu net olarak belirlenir. Tedavi yöntemi kırığın tipine, yerine ve hastanın yaşına göre değişir. Bazı kırıklar sadece alçı veya atel ile (konservatif tedavi) iyileşebilirken, bazıları (parçalı kırıklar, eklem içi kırıklar vb.) cerrahi müdahale gerektirir.

    Bu noktada, alanında uzman hekimlere başvurmak, iyileşme sürecinin kusursuz olması için büyük önem taşır. Ortopedik cerrahi ve travmatoloji alanındaki deneyimiyle tanınan Doç. Dr. Ata Can, kırık ve çıkık vakalarında güncel tıbbi teknolojileri ve tedavi yaklaşımlarını hastalarına sunmaktadır. Özellikle karmaşık kırıkların cerrahi tedavisi, spor yaralanmaları ve travma sonrası rekonstrüksiyon konularında Doç. Dr. Ata Can, hastanın en kısa sürede eski hareket kabiliyetine kavuşmasını hedefleyen bir tedavi protokolü uygular.

    Doç. Dr. Ata Can tarafından yapılan değerlendirmelerde, sadece kemiğin kaynaması değil, aynı zamanda eklem fonksiyonlarının tam olarak geri kazanılması ve kas gücünün korunması da hedeflenir. Gerekli durumlarda platin, vida veya çivi gibi tespit materyalleri kullanılarak yapılan ameliyatlar, hastanın erken dönemde hareket etmesine olanak tanıyarak iyileşme sürecini hızlandırır. Unutmayın ki, iyi bir cerrahi müdahale, ileride oluşabilecek kireçlenme ve hareket kısıtlılığı riskini minimuma indirir.

    İyileşme Süreci ve Rehabilitasyon

    Tedavi (alçı veya ameliyat) sonrası süreç de en az ilk müdahale kadar önemlidir. Kemiğin kaynama süresi 4 haftadan 3-4 aya kadar değişebilir. Bu süreçte doktorunuzun önerilerine harfiyen uymak gerekir.

    Beslenme: Kalsiyum (süt, yoğurt, peynir) ve D vitamini açısından zengin beslenmek kemik onarımını hızlandırır. Sigara kullanımı ise kaynama sürecini ciddi oranda yavaşlattığı için kesinlikle uzak durulmalıdır.

    Fizik Tedavi: Uzun süre hareketsiz kalan eklemlerde sertlik ve kaslarda erime olabilir. Alçı çıktıktan sonra veya ameliyat sonrası dönemde fizik tedavi egzersizleri yapmak, eski gücünüze kavuşmanız için şarttır.

    Kontrol Muayeneleri: Kaynama sürecini takip etmek için belirli aralıklarla röntgen çekilmesi gerekir. “Ağrım geçti, iyileştim” diyerek kontrolleri aksatmak, yanlış kaynamalara göz yumulmasına neden olabilir.

    Kırık ve çıkıklar, hayatın beklenmedik anlarında karşımıza çıkan ve ciddiyetle yönetilmesi gereken travmalardır. Bilinçli bir ilk yardım, doğru sabitleme ve zaman kaybetmeden uzman bir hekime başvurmak, bu sürecin hasarsız atlatılmasının anahtarıdır. Özellikle cerrahi gerektiren durumlarda, Doç. Dr. Ata Can gibi deneyimli ortopedi uzmanlarının gözetiminde olmak, sağlığınıza güvenle kavuşmanızı sağlar. Hareket özgürlüğünüz en değerli hazinenizdir; onu korumak için sağlığınızı şansa değil, bilime ve uzman ellere emanet edin. Geçmiş olsun dileklerimizle, kazasız ve sağlıklı günler dileriz.

    Scroll to Top